Tıbbi Bölümlerimiz

Cardiac Surgery in India

AÇIK EMAR

RANDEVU VE BİLGİ İÇİN İLETİŞİM : 0545 617 60 75 Merkezimizde 0.35 Tesla gücünde Siemens marka Magnetom C! Açık emar cihazımız hizmete başlamıştır. (24 mT/m Gradient; 55 T/m/s slew rate) Cihazımız 4 kanallı, 270 derece açıklığa sahip olup rahat ve konforlu bir çekim ortamı sağlarken aynı zamanda yüksek teknolojisi sayesinde yüksek kalitede tanısal görüntüleme sağlamaktadır. Kapalı alan korkusu olup Kapalı MR cihazlarına giremeyen , nefes darlığı çeken, kalp, tansiyon rahatsızlığı olan,  kilolu, hamile, çocuk ve yaşlı hastalarda rahat ve konforlu bir şekilde tetkiklerini yaptırabilirler. Hasta yakını veya yakınları da bu işlem esnasında hastaya refakat edebilir. MR cihazları; tomografi ya da röntgen gibi cihazların aksine radyasyon kullanmamakta ve bilinen hiçbir zararı bulunmamaktadır. MRI Manyetik Rezonans görüntüleme; yüksek manyetik alanda vücudumuzdaki hidrojen atomlarının manyetik alan yönüne uygun hizalanması ve çekim sırasında RF uygulanarak bu konumlarından sapmalar oluşturulması tekniği ile bu sapmalar esnasında salınan enerjinin ölçülmesi ve görüntüye çevrilmesi işlemidir. Radyolojik yöntemler içerisinde yumuşak dokuyu en detaylı şekilde gösteren yöntem MR dır. MR çekiminin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. AÇIK MR Kapalı MR sistemlerinin tünel şeklindeki yapısı nedeniyle; klostrofobisi olan hastalar, yüksek kilolu hastalarda AÇIK MR sistemlerinde daha rahat ve konforlu bir şekilde MR tetkiklerini yaptırabilirler. AÇIK MR sistemlerinde kapalı sistemlere göre gürültüçok daha azdır. Tetkik süresi, yapılacak tetkik bölgesine göre değişmekle birlikte çekiminiz 15-30 dakika arası sürecektir. Doktorunuz birden fazla tetkik istediyse bu süre daha da artabilir. AÇIK MR cihazımızda çekiminiz yapılırken bir yakınınız yanınızda durabilir, elinizi tutabilir, sizinle sohbet dahi edebilir. RANDEVU VE BİLGİ İÇİN İLETİŞİM : 0(545) 617 60 75

Cardiac Surgery in India

Agız ve Diş Sağlığı

Ekotom Cerrahi Tıp Merkezi açıldığı günden beri hizmet vermekte olan Ağız ve Diş Sağlığı Bölümündeki hekim kadromuz; tam donanımlı dünya standartlarındaki cihazlar ile tüm hastalarımıza en iyi hizmeti vermek için çalışmaktadır. Ekotom Tıp Merkezi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü olarak, diş hekimliği kapsamında tüm hastalıkları kaliteli ve hasta odaklı hizmet anlayışı ile tedavi ediyoruz. Kardiyak ve cerrahi açıdan riskli hastalarda diş hekimliği hizmetinde 20 yılı aşkın tecrübe sahibi olan bölümümüz aynı zamanda diş beyazlatma dahil kozmetik diş hekimliği alanında, implantoloji, periodontal cerrahi ve endodonti alanlarında da hizmet veriyor. Ekotom Tıp Merkezi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü olarak kardiyak veya cerrahi açıdan yada nakil sürecindeki riskli hastaların ameliyat öncesi ve sonrasında kullandıkları ilaçlar ve geçirdikleri operasyona göre rahatlıkla ağız ve diş tedavilerini yapılabilecek donanıma ve tecrübeye sahibiz. Ekotom Tıp Merkezi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü olarak yine nöroloji bölümü ve kulak burun boğaz bölümleri ile çene eklem rahatsızlıklarının tanı ve tedavi sürecini de koordineli bir şekilde yürütüyoruz. Ekotom Tıp Merkezi bünyesinde yer alan Ağız ve Diş Sağlığı Bölümümüz'de yine ihtiyacı olan yetişkin ve çocuk hastalarımız için genel anestezi uzmanlarımıza kolayca ulaşabiliyor ve sedasyon (sakinleştirme) veya genel anestezi ile konforlu bir şekilde tedavi etme imkanına da sahibiz.  

Cardiac Surgery in India

Anesteziyoloji ve Reanimasyon

Modern tıpta anestezi, hastaya cerrahi girişimin sağlıklı ve konforlu bir şekilde yapılmasını sağlayan “duyusuzluk” halidir. Anestezi, öncelikle hastaya bilinç kaybı sağlar. Hastada ağrı duyusunu ortadan kaldırır. Anesteziyoloji, herhangi bir cerrahi girişim öncesinde, esnasında ve sonrasında, hastanın güvenliğini gözeten; ağrı duyusunun giderilmesi dahil olmak üzere tüm bakımına yoğunlaşan tıbbi bir bilim dalıdır. Anestezi uzmanı, Tıp Fakültesi mezunu, bu dalda dört yıllık uzmanlık eğitimi almış olan, ileri tıp teknolojilerini kullanabilen ve bu bilgi ve becerisi ile sizin ameliyat sürecinizi güvenle geçirmenizi ve sağlığınıza kavuşmanıza olanak sağlayan kişidir. Ancak ameliyat sırasında sadece duyunun ortadan kaldırılması gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. Anestezi ekibinin en önemli görevlerinde biri “Ameliyat sırasında, dolaşım, solunum gibi yaşamsal bulgularınızı da kontrol altında tutulmaktadır. Bu anlamda aslında anestezi doktorunuz ameliyat sırasında sizin her bakımdan koruyucunuzdur. Anestezi doktorunuz ameliyat öncesi sizi mutlaka muayene eder ve yapılacak ameliyat için en uygun anestezi yöntemine sizinle birlikte karar verir. Ayrıca anestezi hekimlerinin bir sorumluluğunun da yoğun bakım ünitelerindeki hastaların takip ve tedavisi olduğu unutulmamalıdır. Genel Anestezi Hasta, mutlaka ameliyattan önce anestezist tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirme esnasında hastanın içinde bulunduğu tıbbi durum anestezi uzmanı tarafından gözden geçirilir. Var olan hastalıkları, cerrahi işlemin gerekçesi mutlaka değerlendirilir ve bunların sonucunda anestezi uzmanı hastanın nasıl bir anestezi türünü seçeceğini hastasıyla birlikte karar verir Eğer hasta anestezi altında tamamen şuursuz ise buna “Genel Anestezi” denir. Genel anesteziyi mutlaka anestezist vermelidir. Günümüzde artık anestezinin yanında mutlaka bir teknisyen yardımcı bulunuyor. Genel anestezi için pek çok ilaç kullanılır. Anestezi için damara verilen ilaçlar olduğu gibi, oksijen ile birlikte kullanılan gazlar da tercih edilebilir. Her zaman hastanın özelliğine göre uygun ilaçlar seçilir. Günümüzde modern tıbbın geliştirdiği eskiye göre çok daha iyi sonuçlar veren ilaçlar kullanılmaktadır. Bölgesel Anestezi Vücudun belli bir kısmının; ( bacak, göğüs, kol vb. ) ilaç enjekte ederek uyuşturulmasına “Bölgesel Anestezi” adı verilir. Bunun da epidural, spinal, ve sinir bloğu gibi çeşitleri vardır. Lokal Anestezi Sadece girişimin yapıldığı kısmın uyuşturulması “lokal anestezi” olarak adlandırılır. Daha çok küçük cerrahi girişimlerde faydalanılır. Uyuşturma işlemini ameliyatı yapacak olan doktorunuz yapabilir, ancak solunum ve dolaşım gibi yaşamsal fonksiyonlarınızın takibi ihtiyacı doğduğunda sizinle anestezi doktorunuz ilgilenecektir. Ameliyattan Önce Anestezi ekibi, ameliyatın öncesi ve sonrası da dahil olmak üzere sürekli yanınızdadır. Sizin sağlık durumunuzu inceler. Sizi odanızda ziyaret edip, yapacaklarını anlatır. Daha önce geçirdiğiniz hastalıklar ve ameliyatlar varsa bunlar hakkında bilgi alır. Ameliyat öncesi size gerekli olan ilaçları ve tetkikleri yaptırır. Hastalığınıza, bu tetkiklerin ve muayenelerin sonucuna göre size en uygun anestezi yöntemini seçer. Ameliyat Sırasında Anestezi uzmanınız öncelikle ameliyatta ağrı duymamanız için duyusuzluğa yol açan gerekli ilaçları verir. Ameliyat süresince kalbinizin ve akciğerlerinizin düzenli çalışmasını kontrol eder, bunların ve diğer organlarınızın iyi bir şekilde çalışması için gerekli tedavileri yapar. Anestezistiniz, ameliyat boyunca sizinle birliktedir ve sizin en yakın koruyucunuzdur. Başınızdan bir an olsun ayrılmayarak cerrahınız bütün dikkatini kendi işine vermesine olanak sağlar. Ameliyattan Sonra Bir anestezi uzmanı sizi yalnızca uyutmakla görevli değildir, aynı zamanda uyandırmakla da yükümlüdür. Onun diğer önemli bir işi de ameliyatta aldığınız ilaçların etkisinden kurtulmanızı sağlamaktır. Ayrıca ameliyattan sonra da ağrı duymamanız ve sağlıklı kalmanız için gerekli bakım ve tedavileri hazırlamak ve uygulamak da anestezi uzmanının görevleri arasında yer almaktadır.

Cardiac Surgery in India

Beslenme ve Diyet

Ekotom Cerrahi Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü sağlığın devamını sağlamak, hastalıkta iyileşme sürecini desteklemek, toplumda sağlıklı beslenme bilincini oluşturmak üzere bireysel özelliklerinize uygun kaliteli ve güvenli beslenme ve diyet hizmeti vermektedir. Diyetisyenlerimiz beslenme konusundaki en son yenilikleri takip ederek, bu doğrultuda hastalarımızı en doğru şekilde bilinçlendirmektedir. Çocukluk Çağı Beslenmesi Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme her yaş döneminde olduğu gibi özellikle de çocuklar için çok önemlidir. Hızlı büyüme ve gelişme nedeni ile okul öncesi çocukların pek çok besin öğesine olan ihtiyacı hayatın diğer dönemlerine oranla daha fazladır ve bu dönemde kazanılacak beslenme alışkanlıkları yaşam boyu sürmektedir. Toplumun çekirdeğini oluşturan ve sürekli bir büyüme gelişme süreci içinde olan çocuklar, beslenme yetersizliklerinden en çok etkilenen gruplardan biridir ve çocukluk döneminde edinilen yanlış beslenme alışkanlıkları kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve şişmanlık gibi hastalıklar için temel risk faktörü oluşturmaktadır. Sağlıklı beslenmenin yanı sıra çocukların daha hareketli bir yaşam tarzı benimsemeleri, fiziksel aktivite düzeylerinin arttırılması ve bu konuda desteklenmeleri çocukların sosyal, zihinsel ve bedensel gelişimlerine önemli katkılar sağlayacaktır.  Çocukların sağlıklı beslenmesi için dört ana besin grubundan yeterli ve dengeli bir miktarda tüketmeleri gerekir. Dört ana besin grubu; süt, et, sebze ve meyve, tahıl olarak adlandırılır. Süt grubundan süt, yoğurt, peynir,  et grubundan et, tavuk, balık, yumurta (et grubuna dahil edilir), kuru baklagiller, sebze ve meyve grubundan mevsimine göre uygun miktarda ve tahıl grubundan ekmek, bulgur, makarna, pirinç vb. besinlerin her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmesine dikkat edilmelidir. Ergenlik Çağı Beslenmesi Ergenlik; fiziksel, biyokimyasal, ruhsal ve sosyal yönden hızlı büyüme, gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Ergenlik çağı 12-18 yaş grubunu içerir. Ergenlik çağının genellikle kızlarda 10-12, erkeklerde ise 11-14 yaşlar arasında başladığı kabul edilmektedir. Ergenlik çağında büyüme hızlıdır. Hızlı büyüme ve gelişme ise enerji ve besin öğelerine ihtiyacı arttırır. Ergenlik çağı gençlerin yeterli ve dengeli beslenmeleri büyüme ve gelişme hızlandığı için daha da önemlidir. Beslenme gencin yaşına göre boy uzunluğu ve vücut ağırlığının saptanması ile değerlendirilir. Gebelik Dönemi Beslenmesi Gebe kadının beslenmesinde amaç, annenin kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılayarak vücudundaki besin ögeleri yedeğini dengede tutmak, fetusun normal büyümesini sağlamaktadır. Ülkemizde “gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme”, anne ve bebek ölümlerinde önemli bir yer tutuyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 1 milyon 400 bin doğum gerçekleşmektedir. Gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme, anne ve bebek ölümlerine yol açan birçok sağlık sorununu beraberinde getirmektedir.  Gebelik öncesi ve gebelik dönemindeki beslenme şekli ile bebeğin doğum ağırlığı, beyin gelişimi ve sağlığı arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Ülkemizde beslenme bozukluklarına bağlı olarak, hamile kadınların % 58’inde demir yetersizliği anemisi (kansızlık) ile kan hücrelerinin yapımında gerekli olan folik asit, fiziksel ve zihinsel gelişimde etkili iyot ve kemik gelişiminde rol oynayan kalsiyum yetersizlikleri görülmektedir. Sporcu Sağlığı Beslenmesi Sağlıklı beslenme, sporculara performans artışı, üst düzey konsantrasyon ve motivasyon sağlarken, yetersiz ve dengesiz bir diyet sağlık problemlerine ve performans düşüklüğüne sebep olabilir. Sağlıklı bir diyete sahip olan sporcuda yapılan antrenmanın etkinliği maksimuma ulaşır ve sporcu kendini zinde hisseder. Yeterli ve dengeli bir diyet, hastalanma ve sakatlanma riskini minimuma indirirken, yarış ya da sakatlanma sonrasında toparlanma süresini kısaltır Kalp Damar Hastalıkları Kalp hastalıkları; kalp ve kan damarlarına ilişkin durumu tanımlamaktadır. Kalp krizi, felçler, yüksek kan basıncı (hipertansiyon), angina (göğüs ağrısı), kan dolaşımı bozukluğu ve anormal kalp atışları başlıca kalp hastalıklarıdır. Genetik yatkınlık kalp hastalıklarının önemli bir nedenidir. Fakat birçok insan için diğer risk etmenleri önemli rol oynamaktadır. Koroner kalp hastalığının oluşumunda önemli risk faktörleri aşağıda özetlenmiştir. RİSK FAKTÖRLERİ Yaş (erkeklerde ≥45, kadınlarda ≥55) Ailede kalp hastalığı öyküsü (birinci derece akrabalardan erkekte 55, kadında 65 yaşından önce koroner arter hastalığı öyküsü) Sigara içme Yüksek kan basıncı (Hipertansiyon/ kan basıncı 140/90 mmHg’ ın üzerinde olması) Hiperkolesterolemi (total kolesterol 200 mg/dl’ın üzeri, LDL-Kolesterol 130 mg/dl’ın üzeri) Düşük HDL-kolesterol değeri (<40 mg/dl) Diabetes mellitus Şişmanlık Stresle baş edeme Fazla alkol tüketimi Fiziksel aktivitenin az olması Doğum kontrol hapı kullanımı ( sigara içiliyorsa) Menopoz, özellikle erken menopoz Kalp damar hastalığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yetişkinlerde başta gelen ölüm nedenleri arasındadır. Kalp damar hastalıklarından korunmada ve önlenmesinde risk faktörlerinin yok edilmesi temel yaklaşım olmalıdır.

Cardiac Surgery in India

Biyokimya

Biyokimya Laboratuvarında klinik hekimlerin isteği olan testler büyük bir titizlik ve uluslararası kabul görmüş yöntemler ve kabul edilebilir hata hudutları içerisinde çalışılmaktadır. Bu anlayışımız çerçevesinde tanı, takip, risk ve prognoz belirlemeye yönelik Biyokimya Laboratuvarı hizmetlerimizin ekip çalışması ile hasta odaklı olarak devam ettirilmektedir. Kalite kontrol politikamız Klinik laboratuvarcılık alanında internal ve eksternal kalite kontrol uygulamaları doğru ve güvenilir sonuçlar elde etmek için mutlak gereklidir. Biyokimya Laboratuvarımızda her gün her parametre için mutlaka internal kalite kontrol yapılarak verilen sonuçların tekrarlanabilirliği ve güvenirliliği test edilmektedir. Ayrıca test sonuçlarının doğruluğunun objektif olarak değerlendirilmesi için de dünyanın en geniş katılımlı programları olan CAP (College of American Pathologists), RIQAS, LABPT ve QKNEQAS dış kalite kontrol programlarına üyeliğimiz devam etmektedir. Ayrıca kurumumuz dünyada otorite kabul edilen bağımsız akreditasyon kurumları olan Joint Commission International (JCI) ve  ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi tarafından da belli dönemlerde denetlenmektedir. Son olarak Mart 2018 de JCI denetimimiz gerçekleşmiş ve %99 luk başarı ile akreditasyon belgemiz yenilenmiştir. Test Panellerimiz Biyokimya Laboratuvarımızda birçok rutin ve spesifik testler özel kitler ve otonalizörlerle çalışılmaktadır. Biyokimya Laboratuvarımızda çalışılan test grupları şunlardır: - Biyokimya ve Elektrolit - Hormon- Seroloji - Tümör belirteçleri - Nöroinflamatuvar panel - Hematoloji - Koagülasyon - İdrar ve gaita analizler - Toksikoloji analizleri - İlaç düzeyleri (TDM)

Cardiac Surgery in India

Cilt Sağlığı (Dermatoloji)

Dermatoloji, deri, saç, tırnak, vücut giriş kapıları (ağız mukozası gibi) ve Zührevi Hastalıkların tanı ve tedavisini gerçekleştirir. Hastanemizin dermatoloji bölümü; deneyimli kadrosu ve ileri teknoloji ürünü cihazlarıyla hastalarımız için yüksek kalitede sağlık hizmeti sunmaktadır. Dermatoloji bölümümüzde uzmanlarımız tarafından tüm deri hastalıklarının teşhis ve tedavileri yapılmaktadır. Dermatoloji Bölümü’nde Hangi Hastalıkların tanı ve Tedavisi Gerçekleştrilir? Akne Saç Hastalıkları Derinin Mantar Hastalıkları (Gövde, kasık, saçlı deri ve ayakta bulunan mantar hastalığının tanısı, tedavisi ve koruyucu önlemler alınması) Tırnak Hastalıkları (Tırnağın mantar hastalıkları, tırnakta renk değişiklikleri, kırılmalar ve tırnak kalınlaşmalarının ve batmasının tedavisi) Alerjik Deri Hastalıkları (Kurdeşen (ürtiker) tedavisi ve nedenlerinin araştırılması , İlaç döküntülerinin tedavisi , Bebek ve çocuk hastalarda “atopik ekzema” tedavisi , Temas alerjilerinin (kontakt dermatit) tedavisi , Güneş alerjisi ve tedavisi Derinin Paraziter Hastalıkları (Bit ve uyuz tedavisi) Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (Frengi ve Cinsel bölgede yerleşen siğil ve uçuk tedavisi ) Deri Kanserleri Sedef hastalığı Derinin viral döküntülü hastalıkları ( Uçuk ve zona gibi) Benlerin teşhis, takip ve tedavileri Leke tedavisi (Doğum sonrasında ya da güneşe bağlı olarak oluşan lekelerin tedavisi) Diğer Deri hastalıklarının teşhis ve tedavileri ( Kaşıntı, nasır, ağız içi yaraları, behçet, yüzde ve saçlı deride kepek, romatizmal deri hastalıklarının teşhis ve tedavisi) Tüm bu hastalıkların teşhisi içi hastanemizde deri biyopsileri ve patolojik inceleme işlemleri yapılmaktadır. Hastanemizde bulunan cihazlar ve yapılan işlemler; En son teknoloji ürünü olan fotona SP Dynamis laser cihazı ile Akne ve akne izlerinin tedavisi Cilt gençleştirme Ablative ve non ablative Cilt yenileme Bazı iyi huylu deri lezyonlarının alınması ( ben ve siğil gibi) Doğum sonrası çatlaklarının tedavisi Lazer lipoliz , hiperhidroz tedavileri Tırnak mantarı tedavisi Leke tedavisi Damar tedavisi Lazer epilasyon Elektro koter ve kryo terapi cihazları; Siğiller ve et benleri tedavi edilmektedir. Deri allerji testleri ( patch , prick testler); allerjik hastalıkların teşhisleri yapılmakta ve tedavileri düzenmektedir. Dermatoskop cihazı Deri de bulunan benlerin detaylı incelemeleri ve tedavi planlaması yapılmaktadır. Hastanemizin Kozmetik ünitesinde Gerçekleştirdiğimiz İşlemler Botox Botox, kırışıklıkların giderilmesi ve terleme tedavisi için uygulanmaktadır. Kaş ortası, alın, boyun bölgesi, göz ve ağız kenarına uygulanan botox da istenmeyen kırışıklıklar ortadan kaldırılmaktadır . Botox ayrıca koltuk altı terlemelerinde de oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Dolgu Yaşa bağlı olarak deriye destek olan bağ dokusunun zayıflaması ile istenmeyen sarkmalar meydana gelmektedir. Bu amaçla derinin kendi yapısına eşdeğer hyalarunik asit isimli dolgu maddesi destek amaçla yüze enjekte edilir. Ağız etrafı ve elmacık kemiklerinin üzeri en çok uygulama yapılan alanlardır. PRP Kişinin kendi kanından elde edilen büyüme faktörlerinin cilt gençleştirmek için ve saç dökülmelerinin tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. 1 ay ara ile 3 uygulama yapılır. Etkisi 1 yıl devam eder. Mezoterapi Saç dökülmeleri, selülit tedavisi ve cilt yenilenmesi için kullanılan mezoterapi, derinin ve saçın ihtiyacı olan vitaminleri , amino asiteleri ve eser elemanları içerir . Haftada 1 toplam 410 uygulama arası işlem yapılır. Kimyasal peeling ; Meyve asid, olan glikolik asit yüzde ki sivilceleri, sivilce izlerinin ve lekelerin giderilmesi i.in 2-4 haftalık aralarla yüze uygulanmaktadır. Cozmelan uygulaması ; Leke tedavisi için uygulanan bir maskedir. Cilt bakımı Hastanemizde cildinizin yapısına ve tipine uygun olarak temizliği yapılmaktadır. Cilt tipinizin belirlenmesinden sonra, yapılan medikal cilt bakımı; derinlemesine cilt temizliği, siyah noktaların temizlenmesi, buhar ve ozon terapileri, peeling, maske, masaj, lifting ve nemlendirme gibi uygulamaları içeriyor. Bakım sonrası rahatlayan ve nefes almaya başlayan cilt daha iyi görünüyor. Periyodik olarak sürdürülecek bu bakımlarla cilt problemlerinde sevindirici sonuçlar alınıyor. Lazer Epilasyon Hastanemizin dermatoloji bölümünde tüm cilt tiplerine uygun ND yağ lazer ile epilasyon işlemi yapılmaktadır.istenmeyen tüylerden kurtulmanın en kolay ve en kısa yoludur. Dermatoloji bölümümüzde bulunan epilasyon cihazı ile işlemler çok kısa sürede, ağrısız ve acı duymadan yapılmaktadır. Uygulama süresinin bölgeye göre değişmesiyle birlikte, ortalama 5 – 6 seansta sonuç alınmaktadır. LPG Bölgesel fazlalıkların( karın , kalça, basenler, sırt yanları, kollar, gıdı) giderilmesi ve selülit tedavisi için hastanemizde lpg cihazı ile uygulama yapılmaktadır.

Cardiac Surgery in India

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Merkezimizin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde hastalarımıza çağdaş tıbbın tüm tanı ve tedavi yöntemleri doğrultusunda uzman doktor, fizyoterapist , fizik tedavi teknikeri ve hemşire kadrosuyla güler yüzlü ve kaliteli hizmet parolasıyla hizmet verilmektedir. Hastalarımız tanı ve tedavilerinin gerektirdiği şekilde ayaktan ve yatarak tedavi edilebilmektedir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümümüzde osteoporoz (kemik erimesi), osteoartrit (kireçlenmeler), boyun ve bel fıtıkları, omuz-diz ağrıları ve romatizmal hastalıkların yanı sıra nörolojik (inme, MS, Parkinson, parapleji) ve ortopedik rehabilitasyon hastaları (diz ve kalça protezi, artroskopi sonrası), spor ve el yaralanmaları, pediatrik hastalıklar (serebral palsi) da tedaviye alınmaktadır. Tedavilerimizle modern teknoloji ekipmanlarıyla hastaların günlük yaşam aktiviteleri maksimum düzeyde sağlanmaya çalışılmaktadır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümü günümüzde tüm tıp dallarında tanısı ve tedavisi olan hastalıklarda da tamamlayıcı bir tıp dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde çocuk ve yetişkin hemen her türlü hastaya rehabilitasyon anlamında destek verilebilmektedir. Fizik tedavi kimlere uygulanıyor? Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, çeşitli hastalıkların tedavisinde fiziksel araçları ve egzersizleri kullanarak insanlara ağrısız ve özgür hareket olanağı veren, yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlayan bir tıp dalıdır. Genel olarak hareket sistemi rahatsızlıklarında yaygın olarak kullanılmakla birlikte, diğer tüm sistem rahatsızlıklarının kronik dönemlerinde veya iyileşme safhasında da fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemlerini kullanmak mümkündür. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyonun en yaygın şekilde kullanıldığı rahatsızlıklar Boyun, sırt, omuz, dirsek, el bileği – el, bel, kalça, diz, ayak, ayak bileği ve topuk bölgesindeki ağrılı rahatsızlıklar (menisküs, topuk dikeni, eklem kireçlenmeleri gibi), Bel ve boyun fıtıkları, Eklem ağrısı ve hareket tutukluğu yapan romatizmal hastalıklar (osteoartrit, artroz, romatoid artrit, ankilozan spondilit…), Fibromiyalji, miyalji, tenisçi dirseği, tetik parmak, selülit vb. yumuşak doku hastalıkları, Karpal tünel sendromu, tarsal tünel sendromu, siyatik sinir sıkışması gibi sinir sıkışmaları, Huzursuz bacak sendromu, Duruş bozukluklarına bağlı boyun, sırt ve bel ağrıları, Skolyoz, kifoz (kamburluk) denilen omurga eğrilikleri, Yaygın olarak kemik erimesi adıyla bilinen osteoporozda, Yüz felci İnme adı verilen yarım vücut felçlerinde (beyin kanaması veya beyin damarlarında tıkanmaya bağlı felçler) İş veya trafik kazası sonucu oluşan omurilik yaralanmalarında (parapleji) Çocuklarda doğuştan veya sonradan oluşan felçlerde ve spastik durumlarda (spastik serebral palsi) Spastisite, Kırıklara ve diğer ortopedik nedenlere bağlı gelişebilen kas zayıflıkları, eklem ağrısı ve eklem hareket kısıtlılıkları, Protez ameliyatlarının öncesi ve sonrası El ameliyatları öncesi ve sonrası , Spor yaralanmaları (ön-arka-çapraz bağ yırtıkları, menisküs yaralanmaları vb) Yaşlılığa bağlı omurga sorunlarında Lenfödem En çok kullanılan fizik tedavi yöntemleri Sıcak tedaviler: İnfraruj, Hot pack, parafin Soğuk tedaviler: Cold pack, kriyoterapi Elektrik akım tedavileri: TENS, interferans, Nöro-müsküler Elektiriksel Stimülasyon (Compex) Ultrason tedavisi, Vakumlu tedavi yöntemleri: Vakum enterferans Lazer tedavileri: Hilterapi (Yüksek yoğunluklu lazer) Şok dalga tedavisi (ESWT) Pnömatik kompresyon-Lemfopres (lenfatik drenaj için) Spesifik egzersiz tedavileri (aletli ve aletsiz egzersizler) Ozon tedavisi Girdap banyosu( whirlpool) Fizik tedavi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanının her hastaya özel olarak düzenlediği fizik tedavi programına, öneri ve uyarılarına göre fizyoterapist ve elektroterapist tarafından yapılır. Fizik Tedavide çeşitli metodlar 1-1.5 saat süren seanslar halinde uygulanır ve ortalama seans sayısı 15-20 arasındadır. Rehabilitasyon ise en az 1 saat süren seanslar halinde, en az 30 seans söz konusudur. Osteoartrit (Kireçlenme) Osteoartrit (kireçlenme) eklem ağrısı, hareket kısıtlanması ile kendini gösteren yaşla birlikte giderek artan bir birikim ve yıpranma hastalığıdır. Günümüzün en önemli halk sağlığı problemlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Günlük yaşantımızın içinde var olan pek çok faktörden etkilenmekte ve çok farklı şekillerde sonuçlanabilmektedir. Tedavide hastaların ağrı ve diğer şikayetlerinin azaltılarak yaşam kalitesinin artırılması, eklem fonksiyonlarının korunması ve iyileştirilmesi, sakatlıkların önlenmesi birinci sırada gelmektedir. Osteoporoz (Kemik Erimesi) Osteoporoz (kemik erimesi) vücudumuzdaki kemik miktarının ve kemik kalitesinin menopoz, tiroid hastalıkları, hareketsizlik, bazı ilaçlar, alkol kullanımı gibi pek çok nedenden etkilenerek azalmasıdır. Hastalık kolayca oluşan kemik kırıkları ve ağrı ile karşımıza çıkar. Tanısında muayene, kan ve idrar tetkikleri, röntgen ve kemik dansitometresi (kemik ölçümü) yapılmaktadır. Tedavisinde kırıkların önlenmesi, kemik miktarının korunması ve artırılması, yaşam kalitesinin artırılması hedeflenir. Beslenmenin düzenlenmesi, uygun egzersiz programının yapılması, ilaç ve fizik tedavi yöntemleri ile ağrının ve fonksiyonel bozuklukların düzeltilmesi ile tedavi edilir. Boyun ve Bel Fıtıkları: Boyun ve bel fıtıkları omurlar arasındaki disk dediğimiz yapıların boyun ve bel bölgesinin bilinçsiz ve zor kullanılması, ağır kaldırma, ani ve ters hareketler, travmalar sonucunda şekil ve yer değiştirmesi ile ortaya çıkar. Tedavide istirahat, ilaç tedavisi, hasta eğitimi, fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemleri, ileri dönemlerde ise cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Ortopedik Rehabilitasyon: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümümüz hastanemizin Ortopedi bölümü ile işbirliği içinde çalışmaktadır. Hastaların ortopedik cerrahi girişimlerin öncesinde kas ve eklemlerin hazırlığı, cerrahi sonrasında da iyileşmenin hızlanması ve geliştirilmesi bakımından rehabilitasyona ihtiyaç duyduğu günümüzde tüm tıp çevrelerinde kabul edilen ve önerilen bir yaklaşımdır. Hastanemizde de artroplasti (diz ve kalça gibi protez ameliyatları), artroskopik girişimler (bağ ve menisküs tamiri), kırıklar, el yaralanmaları ve Ortopedi Bölümünde ayaktan ya da yatarak tedavi gören tüm hastalarda gerekli rehabilitasyon hizmetleri bölümümüzce sağlanmaktadır. Nörolojik Rehabilitasyon: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümümüz hastanemizin Nöroloji ve Beyin Cerrahisi Bölümleri ile işbirliği içinde çalışmaktadır. Hastalar yapılan her türlü nörolojik cerrahi girişimin öncesinde ve sonrasında polikliniğimizde değerlendirilmekte yatarak ya da ayaktan rehabilitasyon programları uygulanmaktadır. Ayrıca Nöroloji Bölümümüzde takip edilen inme, MS ve diğer hasta gruplarına da yatarak ya da ayaktan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulanabilmektedir. Sporcu Rehabilitasyonu: Hangi kategoride spor yapılırsa yapılsın gerek erken dönem, gerekse geç dönem sonuçları hem olumlu hem de olumsuz yönde rehabilitasyon tıbbının ilgi alanına girmektedir. Bölümümüzde spor yaralanmaları Ortopedi Bölümü ile işbirliği içinde izlenmektedir.

Cardiac Surgery in India

İç Hastalıkları (Dahiliye)

Deneyimli uzman dahiliye kadrosu ile iç hastalıkları bölümünün kapsadığı her türlü hastalığın tanı, tedavi ve kontrolünü yürütmektedir. Bunun yanı sıra hastanemizde hasta merkezli sağlık hizmetini ön planda tutulduğu için, sağlık hizmeti verdiği her bireyin kendisini hastalıklardan koruması konusunda alınması gereken önlemler hakkında da bilinçlendirir ve yönlendirir. İç hastalıkları bölümümüzde; her türlü dahili problemlerde Ulusal ve uluslararası klinik ve akademik tecrübeye sahip öğretim üyesi ve hekimleri ile dünya standartlarında 7 gün 24 saat aynı kalitede hizmet sunulmaktadır. Dahiliye nedir? İç hastalıkları (Dahiliye) uzmanlığı, iç organ sistemleri ile ilgili incelemeler yapar. Bu sisteme ait organların her türlü fonksiyon bozukluklarıyla ilgili teşhis ve tedavi hizmetini verir. Hangi hastalıkları kapsar? Üst ve alt solunum yolu hastalıkları, hipertansiyon, mide-bağırsak sistemi hastalıkları, böbrek hastalıkları, tiroid hastalıkları, şeker hastalığı, romatizmal hastalıklar gibi çok geniş bir skalayı kapsar. İç hastalıkları uzmanlık alanı pek çok hastalığın tedavisini sürdürdüğü için kendi arasında alt birimlere ayrılmıştır. İç Hastalıkları Bölümü Alt Birimleri: Romatoloji: Toplumda yaygın bir hastalık olarak görülen romatizmal hastalıkları inceler ve tedavi eder. Gastroenteroloji: Karaciğer ve safra yolu hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide ve bağırsak hastalıkları, kronik hepatitler, sindirim bozuklukları ve pankreas hastalıklarını inceleyip, teşhis ederek tedavisini gerçekleştirir. Hematoloji: kanı, kanın üretildiği kemik iliğini ve hemostaz sistemini inceleyen bilim dalıdır. Lenf bezleri ve diğer lenf organların hastalıkları, bazı genetik hastalıkları (hemoglobinopatiler ve talasemiler), immun hastalıkları (immun hemolitik anemi) ve maligniteleri (lösemiler, lenfomalar) kapsar. Endokrinoloji: İç salgı bezlerinin fonksiyonlarını ve normal dışı çalışma sonucu oluşan hastalıkları inceleyen bilim dalıdır. Bunlar arasında Şeker hastalığı, Metabolik sendrom , Tiroid hastalıkları, Şişmanlık, Hipofiz hastalıkları, Böbrek üstü bezi hastalıkları , kalsiyum metabolizma bozuklukları, Osteoporoz, yüksek tansiyon, Kolesterol (yağ) bozuklukları, çoklu endokrin sistemi etkileyen hastalıklar, kemik ve kalsium metabolizmasını kapsayan hastalıklar yer alır. Nefroloji: böbrek yetmezliği, sistemik hastalıklarla birlikte görülen böbrek hastalıkları, hipertansiyon, böbreğin damarsal hastalıklarını tedavi eder. Ayrıca hastanemiz de dahili bakımı gereken ameliyat edilecek hastalar, yatan hastalar ve acil servise başvuran hastaların muayeneleri yapılmaktadır. Biruni Üniversite Hastanesi Florya’da 7 gün 24 saat dahiliye uzmanı görev yapmaktadır.

Cardiac Surgery in India

Kadın Hastalıkları ve Doğum

Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, mevcut kadrosu ile günümüz modern tıbbının tüm gereksinimlerini yerine getirecek şekilde hizmet vermektedir. Kadın Hastalıkları ve Doğum biliminin tüm alt dallarında uluslararası standartlarda teknoloji kullanılmakta olup, tecrübeli personeli ile etik ve profesyonel yaklaşımla hastalarımıza zamanında doğru tanı ve tedavi uygulanmaktadır. Hasta memnuniyetini ön planda kaliteli sağlık hizmeti sunulmaktadır. Bölümümüzde; Tüm jinekolojik ameliyatların yanı sıra, normal gebelik takibi, yüksek riskli gebelik takibi, genel kadın sağlığı, menopoz-osteoporoz, doğum kontrol yöntemleri uygulamaları, Ürojinekoloji, Pelvik Taban Cerrahisi, Jinekolojik Endoskopi (Laparoskopi, Histeroskopi), Jinekolojik Onkoloji, İnfertilite ( Kısırlık) tedavileri; alanında uzmanlaşmış ve deneyimli hekim kadromuzla başarıyla yürütülmektedir. Kadın hastalıkları ve doğum Anabilim dalımız bünyesinde aşağıda genel hatları belirtilmiş sorunların tanı ve tedavileri yapılmaktadır; İnfertilite (Kısırlık) Sebebi Araştırma ve Tedavisi İnfertil çiftlerde öncelikle kısırlık nedenleri detaylı olarak araştırılmaktadır. Sorunun tespiti yapıldıktan sonra kişiye özel en uygun tedavi yöntemi hastalarımıza uygulanmaktadır. Kadın kısırlığının sebepleri; Kadın kısırlığının sebepleri arasında; Tüplerde Tahribat veya Tıkanıklık, Endometrioz, Yumurtlama Bozuklukları, Yüksek Prolaktin, Polikistik Over Sendromu (PCOS), Erken Menopoz, Rahim Fibroidleri(miyomlar), Pelvik Adezyonlar(yapışıklıklar), Diğer Sebepler (İlaç Kullanımı, Tiroid Problemleri, Kanser ve Tedavisi, Geç ergenlik, adet olamama, karaciğer rahatsızlığı, diyabet) gibi nedenler vardır. Kadın faktörünün araştırılması amacıyla; Ultrasonografi ile ovaryan folliküler rezerv taraması ve yumurta gelişiminin izlenmesi, Hormonal tetkikler(AMH ve hormon profilleri), Histerosalpingografi (rahim filmi), Hidrosonografi (ultrasonografi sırasında rahim içine sıvı verilerek patoloji taranması), Histeroskopi (rahim içinin kamerayla incelenmesi) tetkikleri yapılmaktadır. Ayrıca Laparoskopik (kapalı cerrahi) yöntemle infertiliteye yönelik tüp ve over (yumurtalık) cerrahisi yapılabilmektedir. Erkek kısırlığının sebepleri; Erkek kısırlığının sebeplerinde anormal sperm üretimi veya fonksiyonu, sperm transportunda bozukluk, genel sağlık ve yanlış yaşam tarzı gibi nedenler bulunur. Erkek faktörünün araştırılması amacıyla; Spermiyogram (meni incelenmesi) testi, hormon testleri, ultrason uygulanmakta ve araştırmalar sonucunda tanı konulan patolojilerin üroloji bölümü ile beraber koordineli tedavisi yapılmaktadır. İnfertilite tedavisinde: Ovülasyon indiksiyonu tedavileri , intra-Uterin İnseminasyon (Aşılama) ve diğer tedaviler uygulanmaktadır. Jinekolojik Onkoloji tanı ve tedavisi: Hastalarımıza uygulanan ayrıntılı bir sistemik ve pelvik muayeneden sonra hasta bulgularına göre aşağıdaki çeşitli tanısal testler ve tedaviler uygulanmaktadır: Servikal (rahim ağzı) kanser tanı ve tedavisi için PAP smear (rahim ağzı sürüntüsü), Kolposkopik servikal biyopsi (rahim ağzının özel bir kamerayla büyütülerek incelenmesi), Endoservikal küretaj, LEEP (rahim ağzındaki kanserleşme riski olan lezyonların özel bir yöntemle çıkarılması), gibi işlemler, Endometrium (rahimin iç dokusu) kanser tanısı için endometrial biyopsiler (Pipelle, keskin küret veya histeroskopik olarak) Over (Yumurtalık), Tüp ve Vulva kanser tanısı için biyopsi ve tümör belirteçleri (Kan tahlili) Hastalara tanı testleri ile konulan her jinekolojik kanser türü için en uygun tedavi yönetimi bölümümüzde yapılmaktadır. Ayrıca kanser hastaları için özel önem gerektiren 3-6 aylık ve yıllık takipler de yapılmaktadır. Gebe ve Fetus Sağlığını İzleme: Polikliniğimizde anne adaylarının gebelik oluşmadan önce kontrol muayenelerini yaptırmaları teşvik edilmektedir. Gebelik oluştuğunda ise ilk üç ay içinde gebelik kontrollerine başlanması önerilmektedir. Gebelik takibi sırasında; Düzenli gebelik muayeneleri ve gebe eğitimi, Dört boyutlu ultrasonografi ile fetal muayene ve fetal gelişme izlemi, Ultrasonografik ense saydamlığı taraması ve ikili test (11-14. gebelik haftalarında), Renkli Doppler ultrasonografi ile fetal kan dolaşımının incelenmesi, Biyokimyasal testlerle fetal anomali taraması (16-18. gebelik haftalarında üçlü test), Ayrıntılı fetal anomali taraması ultrasonu Gebelik takibinde uygulanan kan ve idrar testleri, Fetal monitör (NST) yardımıyla fetal sağlığın izlenmesi Normal doğum ve Ağrısız doğum (Epidural analjezi) Sezeryan doğum uygulamaları yapılmaktadır. Kromozomal anomali şüphesi olan gebeliklerde (fetal anomali öyküsü, 35 yaş üstü gebelik, vb.) amniosentez (gebelik kesesinden sıvı alınması), Serbest fetal DNA analizi (cffDNA) taramaları uygulanmaktadır. Tekrarlayan düşük nedenleri araştırılarak, ebeveynlere genetik tarama testleri yapılarak nedene yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Kadın Genital Sistemi Hastalıkları, Hormonal Bozukluklar, Menopoz Takibi, ve Diğer Jinekolojik Uygulamalar: Jinekolojik muayene, Ultrasonografik muayene, Hpv DNA taraması Vajinal kültürler Periyodik meme muayenesi ve mammografik tetkik (meme filmi), Hormonal tetkikler, Kemik dansitometrisi (kemik erimesinin araştırılması) testi, Servikal koterizasyon, Endometrial biyopsi ve tanısal küretaj işlemleri, Menopoz destek tedavisinin düzenlenmesi ve takibi, Karından ve vajinal yoldan yapılan operasyonlar, Laparoskopik (kapalı cerrahi) yöntemle yapılan cerrahi girişimler, Genital organ sarkmaları tanısı ve operasyonları Menstruel (Adet Düzeni) Bozuklukları tanı ve tedavisi Hirsutizm tanı testleri ve tedavisi Myomlar tanısı için Ultrasononografi, Histeroskopi, Laparoskopi, Histerosalpingografi ve tedavisi (myomektomi operasyonları) Cerrahi Histeroskopi, Cerrahi Laparoskopi, Laparatomi Endometriozis ve Çikolata Kistleri tanısı ve tedavisinde kapalı veya açık operasyonlar Over kistleri tanısı ve tedavisinde laparoskopik(kapalı) veya laparatomi(açık) operasyonlar İdrar Kaçırma tanı testleri ve operasyonları Dış Gebelik tanısı ve tedavisi Rahim alma operasyonları (Histerektomi) uygulanmaktadır. Doğum Kontrolü ve Aile Planlaması uygulamaları: Danışmanlık (bilgilendirme), Spiral (bakırlı ve hormonlu) uygulamaları ve periyodik kontrolleri, Doğum kontrol hapı seçimi ve klinik izlemi, Cilt altı implant (kol derisi altına yerleştirilen hormonal korunma yöntemi), Laparoskopik ve mini-laparotomi (küçük karın kesisi) yöntemleriyle tüplerin bağlanması operasyonları uygulamaları yapılmaktadır.  

Cardiac Surgery in India

Kalp ve Damar Cerrahisi

Kalp ve damar hastalıkları arasında en sık görünen hastalık koroner arter hastalığı dediğimiz kalp damarlarının daralması veya tam olarak tıkanmasıdır. Merkezimizde kalp Damar Cerrahisi Bölümümüzde gerçekleştirdiğimiz operasyonlar: Koroner By-Pass: Kalp krizine neden olan koroner damarlardaki daralmalar belli bir seviyenin üzerine çıktığında kanın akışını engeller. Bu sorunu ortadan kaldırmak amacıyla uygulanan cerrahi işleme koroner bypass ameliyatı denilir. Kalp ameliyatlarının çok büyük bir yüzdesini de koroner damar tıkanıklıklarına bypass cerrahisiyle yapılan müdahaleler oluşturur. Koroner bypass ameliyatları tıkalı bölümü by-pass etmek amacıyla çoğunlukla göğüs içinden ve bacaktan alınan hastanın kendi damarları kullanılarak çalışan ya da atan kalp üzerinde yapılan ameliyatlardır. Kalp kapak ameliyatları: Kalpte bulunan kapakların darlıklarında veya yetmezliklerinde mevcut kalp kapağının tamiri, tamire uygun olmayan durumlarda değiştirilmesi işlemi uygulanmaktadır. Koltuk altı kapak ameliyatları: Kalp kapak ameliyatlarının tamamı koltuk altından küçük bir kesi yardımıyla uygulanabilmektedir. Bu işlem sonucunda hastalar çok hızla iyileşme sürecini tamamlayıp normal hayata dönmektedir. Kol ve Bacak atar damarlarının tıkanması ameliyatları(periferik damar cerrahisi): Küçük kesilerle hastanın kendisinden alınan veya suni damarlar kullanılarak yapılmaktadır. Ayrıca bu tip damar tıkanıklıklarının birçoğunda ameliyata gerek olmadan kasıktan anjiyografi yöntemiyle balon ya da stent uygulayarak tıkanıklık ortadan kaldırılmaktadır. Anevrizma(balonlaşma) çoğunlukla kasıktan anjiyografi yardımıyla ameliyata gerek olmadan tamir edilmektedir. Bu yönteme uygun olmayan hastalar ise cerrahi müdahale edilerek anevrizma tamirleri yapılmaktadır. Şah damarı ameliyatları(Karotis arter cerrahisi): Şah damarı tıkanıklıklarının çok ciddi sonuçları olup bunlar felç denilen tablonun oluşmasında ki en büyük nedendir. Bu tıkanıklıkların giderilmesi küçük kesiler yardımıyla hasta tamamen uyutularak ya da lokal anestezi dediğimiz hastanın uyumadığı şekilde yapılabilmektedir. Toplardamar tıkanıklıkları acil ortaya çıkan bir hastalık grubu olup ilk 15 günde müdahale edilirse tama yakın tedavi edilebilen hastalık grubunu oluşturur. Bu hastalarda anjiyografi yöntemiyle pıhtılar hızlı ve etkin şekilde temizlenmektedir. Varis hastalıklarının tedavisi: Varis hastalıklarının tedavisinde lazer veya ablasyon yöntemi kullanılarak aynı gün taburcu olacak şekilde yapılmaktadır. Koroner Arter Hastalığı ve Risk Faktörleri Kalp ve damar hastalıkları arasında en sık görünen hastalık koroner arter hastalığı dediğimiz kalp damarlarının daralması veya tam olarak tıkanmasıdır. Toplumda oldukça fazla rastlanan bu hastalık grubunu kolaylaştıran çeşitli etkenler vardır. Bunlar kısaca; Tansiyon: Yüksek tansiyon , kalp hastalığı riskini artırır. Yüksek tansiyon kalp damarlarının iç yüzeyini hasara uğratarak kandaki yağ partiküllerinin damar yüzeyine birikmesine sebep olur. Zaman içerisinde bu birikim kalp damarlarında darlığa veya aniden tıkanmaya yol açabilir. Diyabet: Tip 2 diyabeti olanlarda kalp damar hastalığına yakalanma riski 4 kat, tip 1 diyabette ise 10 kat artış gösterir. Sigara: Sadece akciğerlerimize değil kalbimize de büyük zarar verir. Sigara içen kişi, içmeyen bir kişiye göre 3 kat daha fazla kalp krizi geçirme riski taşır. Kalp damar hastalığı olanların mutlaka sigarayı bırakması gerekir. Sigaranın bırakılmasından 1 yıl sonra kalp damar hastalığından ölüm riski yüzde 50 azalır. 5 yıl sonra ise bu risk sigara açısından sıfırlanır. Kolestrol: Kan yağlarının yüksek olması kalp damarlarında darlık oluşumunun ana etmenidir. Genetik faktörler: 1.derecede erkek akrabalarda 55 yaşın altında, bayan akrabalarda 65 yaşın altında kalp damar hastalığı öyküsü varsa risk artmış demektir. Obezite: Kilo problemi ve göbek tipi yağlanma kalp hastalığına götüren şeker, tansiyon, kolesterol yüksekliği gibi risk faktörlerini içerir. Bayanlarda bel çevresinin 88 cm erkeklerde 102 cm üzeri olması göbek tipi yağlanmayı gösterir. Bu durumlarda kalp hastalığı riski artar. Kalp Hastalığının Belirtileri Kalp ve Damar hastalıklarının belirtileri arasında göğüs ağrısı, göğüste sıkışma, tıkanma veya yanma gibi belirtiler yer alır. Bu şikayetler göğüste sağda veya solda, kollarda, mide üzerinde, boyunda veya çeneye doğru olabilir. Bunun yanı sıra erken yorulmak, nefes darlığı veya nefes alamama hissi, fenalık hissi, boğulur gibi olmak, çarpıntı veya ritim düzensizliği, baygınlık hissi ve gece uyandıran tıkanma hisleri kalp hastalığı belirtileri arasında bulunur. Bu şikayetlerle başvuran hasta öncelikle çeşitli tetkikler yapılır ve gerek görülürse koroner anjiyografi işlemi uygulanır. Koroner anjiyografi ile önemli iki soruya yanıt alınır. Öncelikle hastanın kalbini besleyen damarlarda (koroner arterlerde) kritik darlık olup olmadığı sorusu yanıtlanır. İkinci olarak, bu damarlardaki darlıkların nasıl tedavi edileceği sorusu yanıtlanır (darlıkların bir kısmı ilaç ile tedavi edilebilirken, bazı darlıklar için balon ve stent işlemine, bazı darlıklar için ise bypass ameliyatına ihtiyaç duyulabilir).

Cardiac Surgery in India

Kardiyoloji

Kalp, göğüs kafesi içinde akciğerlerin üzerinde yer alır. Vücudumuza ritmik kasılmalarla besini, oksijeni ve kanı pompalar. Vücuttaki diğer kaslar gibi kalbin de düzgün çalışması için oksijene ihtiyaç vardır. Kalbin bu ihtiyacını karşılaması için besleyici damarlar olan koroner arterler bulunur. Bunlarda meydana gelebilecek herhangi bir problem çok ciddi sorunlara yol açabilir. Dünyada ölümlerin en sık sebebi kalp ve damar hastalıklarıdır. Kardiyoloji, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Kardiyoloji Bölümü; klinik ve laboratuvar çalışmalarının yürütüldüğü, tanı ve tedavi yöntemlerinin uygulandığı bölümlerdir. Özel Ekotom Cerrahi Tıp Merkezi Kardiyoloji Bölümünde; kardiyoloji poliklinik hizmetleri, ekokardiyografi, efor testi, ritim ve tansiyon holteri, kardiyolojik girişimler (femoral – radyal anjiyo-anjiyoplasti-stent), periferik damarların girişimsel tedavisi, kalp pili takılması ile tüm kardiyovasküler hastalıkların tanı ve tedavisi yapılmaktadır. Hipertansiyon, koroner arter hastalığı, aritmi, kalp yetersizliği, erişkin yaşta doğumsal kalp hastaları, kalp kapak hastalıkları uluslararası standartlarda modern imkanlarla tetkik ve tedavi edilmekte; ayrıca koruyucu ve risk faktörleriyle  ilgili aydınlatıcı bilgi vermeye yönelik hizmetler de sunulmaktadır. Kalp Damar Hastalıkları Kalp ve damar hastalıkları terimi kapsamı oldukça geniş bir terimdir. Kalp ve damar ile ilgili birçok hastalık vardır. Bunlardan en sık karşılaşılan rahatsızlıklar şunlardır: Koroner arter hastalığı Kalp yetmezliği Kalp kapak hastalıkları Kalp ritim bozuklukları Periferik damar hastalıkları (Şah, bacak, böbrek damarları gibi) Erişkin doğuştan kalp hastalıkları (ASD, VSD, PDA) Hipertansiyon Kalp zarı hastalıkları Bu hastalıklar içinde en önemlileri koroner arter hastalığı sonucu oluşan kalp krizi ve birçok sebepten dolayı oluşabilen kalp yetmezliğidir. Kalp krizi, kan veya yağ birikmesi sonucu koroner damarların tıkanarak söz konusu bölgeye yeterli miktarda kan akışının olmaması sebebi ile birlikte kalp kaslarından bir bölümünün oksijensiz kalarak kalıcı hasara uğraması sonucu meydana gelir. Kalp yetmezliği ise kalbin güçsüzleşerek en önemli görevi olan kan pompalama işlevini yapamamasıdır. Kalp krizi sonrası oluşan hasarlar, kalp kapak hastalıkları, doğuştan kalp hastalıkları, kan basıncının artması ve virüs enfeksiyonları kalp kasının zayıflamasına neden olarak kalp yetmezliğine sebep olurlar. Kalp Hastalıklarında Tanı Yöntemleri EKG (Elektrokardiyografi) Kalp kasının ve sinirsel iletim sisteminin çalışmasını incelemek üzere kalpte meydana gelen elektrik faaliyetlerinin kaydedilmesidir. Özellikle kalp damar tıkanıklığı ve ritim bozukluğu tanısında kullanılır. Efor Testi (Stres testi) Efor testi iki şekilde uygulanabilir. Eforlu EKG testi: Kalp damarlarının darlığında şüphelenilen hastanın, yürüme bandı üzerinde hızlı tempoda yürütülmesi esnasında sürekli olarak kalp elektrokardiyografisinin çekilmesi 'efor testi' olarak adlandırılır. Stres Ekokardiyografisi(Eforlu veya İlaçlı): Bazı özel durumlarda kalbin ultrasonografik incelemesi (EKO), efor testinden hemen önce ve hemen sonra alınarak, kalp hastalığı teşhisinin doğruluk payı, normal efor testine göre daha da artmış hale getirilir. Ekokardiyografi ve Renkli Doppler İnsan kalbinin yapısı, boşluklarının çapları, kalp adalesinin çalışma kapasitesi ve özellikle kalp kapaklarının yapısı ve işlevlerini, ses dalgası yöntemi ile canlı görüntüye çevrilen tekniğe ekokardiyografi (EKO) adı verilir. Bu test için hiçbir ön hazırlık veya açlık gerekmez ve kısa süre içinde tüm test tamamlanabilir. Ayrıca endoskopik şekilde yapılan ve trans özefagiyal ekokardiyografi olarak tanımlanan bir görüntüleme yöntemi daha vardır. Bu yöntem için açlık ve önceden hazırlık gerekmektedir. Kalp Kateterizasyonu ve Koroner Anjiografi Kalbin yapısının, kalp odacıkları ve büyük damarlardaki basınç değerlerinin, kalp kapakçıklarındaki darlık ve yetersizliklerin ve özellikle kalp damarlarında daralma veya tıkanıklık olup olmadığının kesin olarak gözlenebilmesi kalp kataterizasyonu ve koroner anjiografi sayesinde mümkün olmaktadır. Kasık veya kol atar damarından lokal anestezi altında kalbe kadar ilerletilen bir katater yardımı ile yapılır. Kalp katateri sırasında kalbin içindeki basınçlar ölçülür ve aynı zamanda sol kalp boşluğuna “boyalı madde” verilerek kalbin kasılma işlevi de incelenir. Holter Monitör (Kalp Ritmi veya Tansiyon Holteri) Kalp ritminin 24 saat takip edilip, kayıt edilmesi holter adı verilen cihaz ile gerçekleştirilmektedir. Bu cihaz sayesinde kalp ritim bozukluğu teşhis edilebilmektedir. Tansiyon holteri de hastaların tansiyonunun 24 saat boyunca, gün içinde, gerçek hayat koşulları altında gösterdiği dalgalanmayı ve uyku sırasındaki tansiyon değerlerini kayıt eder. Elektrofizyolojik Çalışma Kalpte oluşan ritim bozukluklarının en kesin teşhis yöntemidir. Kasık toplardamarından lokal anestezi altında kalbe kadar ilerletilen bir özel kateter yardımı ile yapılan bu işlem sayesinde, kalbin çok hızlı (taşikardik) veya çok yavaş (bradikardik) çalışmasına yol açan ritim bozukluklarının yerleri saptanır. Kardiyak MR Kalp zarının, kalp odacıkları ve kapaklarının, kalp adalesinin ve kalpten çıkan çıkan büyük atardamarların yapısını ve bazı kalp hastalıklarını (daralma, genişleme, kireçlenme gibi) son derece kolay ve hastaya zarar vermeyen bir şekilde ortaya koyan görüntüleme yöntemidir. Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi: Kalbi besleyen damarlarda herhangi bir tıkanıklık veya darlık olup olmadığının araştırılmasında, efor testine göre daha duyarlı bir yöntemdir. Damar yolu ile verilen ve radyoaktif bir madde olan Talyum ile istirahat sırasında ve eforda kalp kasının kanlaması (veya beslenmesi) incelenir. Tedavi Kalp hastalıkları için 3 çeşit tedavi yöntemi vardır. Medikal Girişimsel Cerrahi MEDİKAL TEDAVİ ( İLAÇ TEDAVİSİ): Medikal olarak birçok ilacımız vardır ve sürekli yeni ilaçlar geliştirilmektedir. Bu ilaçlar bazı kalp hastalıklarının tedavisinde çok ciddi fayda sağlamaktadır. GİRİŞİMSEL KARDİYOLOJİ: Girişimsel kardiyoloji son yıllarda çok hızlı gelişmeler göstermektedir. Geliştirilen yeni teknikler ve malzemeler sayesinde birçok hastalık anjiyo labaratuvarında tedavi edilebilmektedir. Bunlar; Anjioplasti-stentleme Tekniği: Damar tıkanıklığı tedavisinde kullandığımız anjioplasti-stentleme tekniğidir. Balon anjiyoplasti-stent işleminde ince yapıda, ancak basınca dayanıklı balon kateter koroner damar içindeki daralmış bölgeye yerleştirilerek şişirilir. Damarı daraltan yağ, kireç ve çeşitli yapılardan oluşan plak kısmen ezilerek ve çatlayarak açılır. Bugün ilaçsız, ilaçlı ve tamamen eriyebilen özellikte olan 3 çeşit stent kullanılmaktadır. Bu anjioplasti-stentleme işlemleri karotis (şah damarı), böbrek, bacak damarları gibi kalp dışı damarlara da yapılmaktadır. Kardiak Pacemakerler (Kalp Pili): Kalbin ritim ve iletim sistemi bozukluklarını düzeltmek amacı ile vücuda yerleştirilen elektronik aletlerdir. Ayrıca bugün kalp yetmezliğinde kalp kaslarının kasılmasını artırmak için yaygın olarak kullanılmaktadır. Kalp kapak hastalıklarında uygulanan çeşitli girişimsel yöntemler vardır. Bunlar; Tavi olarak bilinen kataterle aort kapak yerleştirilmesi yöntemi yıpranmaya bağlı ileri yaştaki aort kapak darlığı hastalarında, eşlik eden diğer hastalıklar nedeni ile riskli gruba giren ve açık kalp ameliyatı yüksek riskli bulunan hastalarda yeni bir tedavi yöntemi olarak geliştirilmiştir. Mitral balon valvüloplasti yöntemi, mitral kapak darlığı hastalığında yaygın kullanılan ve oldukça etkin bir yöntem olarak yıllardır kullanılmaktadır. Ayrıca Mitral kapak yetmezliğinde kapak açıklığını daraltmak için son yıllarda kullanılmaya başlayan mitra klip ve carillon işlemleri son derece popüler işlemlerdir. Kalp Kapak Hastalıklarında Girişimsel Tedavi ASD, VSD, PDA gibi doğuştan kalp hastalıklarında uygulanan, katater yardımı ile cihaz konarak delik kapama yöntemleri, hastanın tedavisi ve konforu için yaygın kullanılan işlemlerdir. Kalp Ritm Bozukluklarında Girişimsel Tedavi Ablasyon yöntemleri , kalpte oluşan ritim bozukluklarının tedavisinde kullanılan ve yakma işlemi olarak bilinen girişimsel işlemleridir. Ayrıca bu yöntem kontrolsüz hipertansif hastalarda tedavi amaçlı Renal ablasyon işlemi olarak yapılmaktadır. Cerrahi Tedavi Kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan 3. yöntem ise cerrahi yöntemdir. Bu kalp damar cerrahisinin alanına girmektedir.

Cardiac Surgery in India

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları

Modern teknolojik cihazlarla donatılmış olan Kulak Burun Boğaz bölümümüzde, bölüme ait tüm hastalıkların ve ilgili baş boyun hastalıklarının tanı, tıbbi ve cerrahi tedavileri başarıyla gerçekleştirilmektedir. Hastanemizin KBB muayene odalarında endoskopik ve mikroskopik muayene ile burun, boğaz ve ses telleri ile kulak kanalı ve kulak zarı, orta kulağa ait patolojiler daha yakından ve detaylı değerlendirilerek bu bölgedeki hastalıkların tedavisi planlanabilmektedir. Bölümümüz içinde yer alan odyoloji ünitesinde işitme testleri ile orta kulak basınç ölçümleri, stapes refleksi ve yenidoğan çocuklarda işitmenin değerlendirilmesinde kullanılan otoakustik emisyon testleri yapılabilmektedir. Günübirlik ameliyatlarda sabah ameliyata alınan vakalar aynı gün içerisinde gerekli kontrolleri yapılarak tıbbi yönden bir sakınca bulunmadığı kanaatine varıldıktan sonra taburcu edilebilmektedir. Kliniğimizde yapılmakta olan ameliyatlar; Estetik ve fonksiyonel burun ameliyatları (Rinoplasti, Septorinoplasti, SRP) Burun orta bölmesinin düzeltilmesi Geniz Eti, Bademcik, Kulağa tüp takılması (Adenoidektomi, Tonsillektomi, Ventilasyon tüpü takılması) Horlama, Uyku Apnesi cerrahisi Burun etlerine Radyofrekans uygulaması Yumuşak damağa Radyofrekans uyglaması Yüzdeki küçük lezyonların radyofrekans ile çıkarılması Endoskopik Sinüs Cerrahisi Ses tellerinin biopsi, nodül, kist, polip, ödem cerrahisi Larenksin ve boyundaki lenf bezlerinin çıkarılması Kulak zarının onarımı (Timpanoplasti) Orta kulağın ve kemikçiklerinin gözlenmesi Orta kulak ameliyatı Kulak önü tükürük bezi ameliyatı Çene altı tükrük bezi ameliyatı Yüz ve boyundan iyi ve kötü huylu kitlelerin çıkarılması ve estetik olarak onarımı Alt ve üst çene kırıklarının onarımı

Cardiac Surgery in India

Nöroloji

Nöroloji, beyin ve sinirlerin hastalıklarının tanı ve tedavisi ile ilgilenen bilim dalıdır. Beyin ve onun uzantıları olan sinirler vücudumuzdaki bütün organların düzen içinde çalışmasında merkezi bir göreve sahip olduklarından hastalıklarının erken tanınması ve tedavi edilmesi son derece önemlidir. Güncel bilimsel gelişmeler nörolojik hastalıkların sınıflanmasını ve farklı disiplinler halinde değerlendirilmesini gerekli kılmıştır. En sık görülen nörolojik hastalıklar arasında; • Migren • Vertigo (Baş Dönmesi) • Beyin damar hastalıkları (inme, felç) • Epilepsi (sara) • Multipl Skleroz (MS) • Parkinson Hastalığı • Alzheimer ve benzeri demans hastalıkları • Kas Hastalıkları • Uyku bozuklukları sayılabilir. Nörolojik hastalıkların teşhisinde bazı cihazlar kullanılmakta ve bunlar hastanın klinik özellikleri ve muayenesi ile birlikte değerlendirilmektedir. Bu cihazlardan bazıları; • Kranial MR • Kranial BT • EMG (Elektromyografi) • EEG (Elektroensefalografi) • Doppler USG’ dir. Yukarıda bahsi geçen incelemelerden EEG ve EMG nöroloji bölümü bünyesinde gerçekleştirilen tetkiklerdir. EEG Kısaca beyin elektriksel işlevinin bir kağıt üzerine veya artık günümüzde daha yaygın olarak dijital ortama aktarılmasıyla elde edilen verilerin değerlendirildiği bir inceleme yöntemidir. Daha çok epilepsi hastalığının teşhis ve takibinde kullanılmakla beraber farklı birçok nörolojik hastalığın da teşhisinde de faydalanılmaktadır. EMG Sinir liflerinin, kasların ve omuriliğin bağlantı noktalarındaki hastalıklar ile sinir liflerinde sinyal iletiminin de herhangi nedenle kesintiye yol açabilecek hastalıkların teşhis ve tedavisinde kullanılır. Örneğin şeker hastalığının yol açtığı sinir liflerindeki tahribatının teşhisi ve takibinde, yoğun olarak ellerde uyuşma ile seyreden sinir liflerinin geçtikleri dar noktalarda sıkışması ve fonksiyon kaybıyla sonuçlanan bilek kanalı sendromunun teşhis ve takibinde kullanılmaktadır. Bu hastalıkların yanı sıra daha çok sayıda sinir liflerini, kasları, omuriliği ön planda etkileyen nörolojik hastalıkların teşhisinde EMG’den yararlanılmaktadır. MS (Multipl Skleroz) Bu hastalığın nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Kısaca, bağışıklık sistemimizin beyin ve omurilikteki sinirlerin etrafını saran kılıflara karşı hatalı bir şekilde, ataklar halinde saldırması ve hasar vermesine bağlı kronik bir hastalıktır. Bağışıklık sistemimizin hasar verdiği sinire göre en sık tek gözde görme kaybı ya da bulanıklık, vücudun bir tarafında güç kaybı ya da uyuşukluk gibi şikayetlerle ortaya çıkar. MS (Multipl Skleroz), Daha çok genç erişkinlerde görülen ve özellikle Kuzey Amerika’ da travmadan sonra bu yaş grubunda özürlülüğün en sık nedeni olarak ön plana çıkmaktadır. Ülkemizde de yapılan yeni çalışmalara göre sıklığı giderek artmaktadır. MS, çok çeşitli nörolojik hastalıklarla karışabileceğinden erken teşhisi ve tedavisi özürlülüğün gelişmesinin erken safhada önüne geçilebilmesi açısından oldukça önemlidir. Bu aşamada, MS konusunda deneyimli bir nöroloji uzmanının doğru teşhis koyması ve güncel kılavuzlar ışığında doğru tedavinin verilip takiplerin düzenli yapılması gerekmektedir. Hastanemiz, özellikle MS konusunda deneyimli kadrosu, donanımı ve tedavi üniteleriyle öne çıkmakla beraber, diğer birçok nörolojik hastalığın tetkik, teşhis ve tedavisi güncel tıbbın bütün imkanları ile son teknoloji laboratuvar yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmektedir.

Cardiac Surgery in India

Ortopedi ve Travmatoloji

Uzman hekim kadrosu ve modern teknolojik donanımlarmızla hastalarımıza en etkin hizmeti sunmaktayız. Bölümde endoskopik (artroskopik) tanı ve tedavi araçları ile yapılan modern cerrahi girişimler, açık ameliyatlar ve protez uygulamaları başarıyla gerçekleştirilmektedir. Ortopedi ve Travmatoloji bölümü ilgi alanı bakımından en geniş kitleye hitap eden branşlardandır. Kapsamında 9 ana konu bulunmaktadır; Travma Cerrahisi Omurga Cerrahisi El cerrahisi ve Mikrocerrahi Çocuk ortopedisi (Pediatrik Ortopedi) Spor cerrahisi (Artroskopik Cerrahi) Artroplasti (Protez Cerrahisi) Rekonstrüktif Cerrahi (Deformite ve Boy Uzatma Cerrahisi) Ayak – Ayak Bileği Cerrahisi Ortopedik Onkoloji Travma Cerrahisi İnsan vücudu dışından uygulanan kuvvetin oluşturduğu hasar travma olarak tanımlanır. Ortopedik açıdan travma, kırık, çıkık ve kırıklı çıkık olarak tanımlanır. Bu tür yaralanmalar sonucu oluşan hasarlar zamanında ve uygun şekilde tedavi edilmemesi durumunda yanlış kaynama veya kaynamama ile sonuçlanabilmektedir. Hoş olmayan bu sonuçlar, kişinin kalan yaşantısını gerek sağlık gerekse sosyal açıdan etkilemektedir. Omurga Cerrahisi Omurga; baş bölgesinden başlayıp, kuyruk sokumunu da içine alan ve insanın dik durmasını sağlayan yapıdır. Bu yapıda gerek doğuştan, gerekse yaşamın herhangi bir evresinde meydana gelen değişiklikler, omurga yapısında eğrilikler (skolyoz, kifoz, kifoskolyoz) ile sonuçlanmaktadır. Gerek omurganın şekil bozuklukları, gerekse kırıkların, enfeksiyonların, tümörlerinin teşhis ve tedavisinde deneyimli hekimlerin, özellikle bu tür operasyonlar sonrası meydana gelebilecek komplikasyonların önlenmesi açısından, yeterli ekipman ve tam donanımlı yoğun bakım ünitesinin de bulunması gerekmektedir. El Cerrahisi ve Mikrocerrahi El vücudumuzun anatomik ve işlev bakımından en karmaşık organlarından biridir. Elde 25’in üzerinde eklem, 20 tendon (kiriş), çok sayıda damar ve sinir birbirine çok yakın olarak yerleşmiş dururlar. Bu sebeplerle, Cerrahın damar, sinir, yumuşak doku, kemik ve tendon gibi değişik yapıların tedavisini gerçekleştirebilecek beceri ve yetkinliği kazanmış olması; Cerrahi tedavi, cihazlama, fizyoterapi, ve ameliyat sonrası izlemenin ekip çalışması şeklinde ve aynı çatı altında yürütülmesi oldukça önemlidir. Amputasyonlar (uzuv kopmaları; kol, el, parmak,bacak ve ayak kopmaları), tendon, sinir damar kesileri, sinir yaralanmaları, tendon sakatlanmaları (tetik parmak vs), doğuştan ve sonradan gelişen el sakatlanmaları, yumuşak doku (cilt, geniş kas kayıpları, vs.) kayıplarının giderilmesi (cilt grefti, bölgesel veya serbest doku transferleri) uygulanan cerrahi işlemler arasında yer almaktadır. Yine el bileği ve dirsek seviyesindeki sinir sıkışmaları da uygun cerrahi dışı ve gerektiğinde cerrahi yöntemler ile tedavi edilebilmektedir. Çocuk ortopedisi (Pediatrik Ortopedi) Başlıca coçuk yaştaki ortopedik rahatsızlıklarla ilgilenir. Gelişimsel kalça çıkıkları, doğuştan çarpık ayak, doğuştan ve sonradan oluşan tüm sakatlıklar (trafik kazaları, yanık, beyin ve çocuk felci, spina bifida, doğum felcine bağlı sakatlıklar), perthes hastalığı ilgi alanındadır. Spor cerrahisi (Artroskopik Cerrahi) Artroskopi kelime anlamı ‘eklem içine bakış’ olup, eklem içerisine çok küçük deliklerden sokulan ışıklı bir optik sistem sayesinde eklem içinin muayenesinin yapılabilmesi, hastalıkların teşhis edilebilmesi, teşhis edilmiş eklem hastalıklarının cerrahi olarak tedavi edilmesi esasına dayanır. En sık diz eklemi olmak üzere, omuz, ayak bileği, el bileği ve parmak eklemlerine de rahatlıkla uygulanabilir. Dizde özellikle menisküs yaralanmaları, ön çapraz bağ, arka çapraz bağ onarımlarında, omuzda ise tekrarlayan çıkık ve rotator manşet yırtıklarının tedavisinde sıkça kullanılmaktadır. Genellikle hasta işlem sonrası aynı gün veya ertesi günü evine gönderilebilir. Artroplasti (Protez Cerrahisi) Bütünlüğü tamamen bozulmuş ve onarılması mümkün olmayan eklemlerde eklem yüzeylerinin kesilip çıkartılması ve yerine kemik çimentosu ile ya da kemik çimentosu olmadan titanyum, çelik ya da krom kobalt gibi malzemelerle yapay eklem oluşturulması esasına dayanır. Son yıllarda uygulama sıklığı giderek artmaktadır. Başta diz ve kalça eklemi olmak üzere tüm eklemlere uygulanabilir. Rekonstrüktif cerrahi (Deformite ve Boy Uzatma Cerrahisi) Çocuk ve erişkin dönemde kol veya bacak eğriliklerinin düzeltilmesi, gerektiğinde hastanın bacak veya kol boyunun uzatılması işlemine dayanır. İlizarov tipi halkalar, bilgisayar destekli veya raylı sistemler kullanılarak bu eğrilikler düzeltilebilmekte ve uzuvlar uzatılabilmektedir. Yine bu yöntemler sayesinde kronik kemik enfeksiyonlarının tedaviler yapılabilmektedir. Ayak – Ayak Bileği Cerrahisi Başlıca orta yaş kadınların ayakkabı giymelerini zorlaştıran halluks valgus (ayak baş parmak ekleminde çıkıntı oluşması) olmak üzere, baş parmak ekleminin kireçlenmesi (halluks rijitus), aşil tendon problemleri, şeker hastalarında oluşan kronik ayak yaralarının tedavileri ilgi alanını oluşturmaktadır. Ortopedik Onkoloji Kas ve iskelet sistemine ait iyi ve kötü huylu kitlelerin cerrahi tedavileri yapılabilmektedir.

Cardiac Surgery in India

Radyoloji

Ekotom Cerrahi Tıp Merkezi olarak Radyoloji üntemizde tam donanımlı hekimler ile Emar dahil olmak üzere teknolojinin son imkanlarından faydalanarak hizmet vermekteyiz.  RADYOLOJİ ÜNİTEMİZDE YAPILAN İŞLEMLER  ULTASONOGRAFİ                                                                                                       RENKLİ DOPPLER ULTRASONOGRAFİ (RDUS)                                   BİYOPSİ (ULTRASON- BT EŞLİĞİNDE)                                                                • Tüm Batın Ultrasonografi                                                                                                  • Karotis RDUS                                                                              • Meme Biyopsileri                  • Üst Batın Ultrasonografi                                                                                                    • Vertebral Arter RDUS                                                                        İnce İğne Aspirasyon Biyospsi (İİAB)                  • Alt Batın Ultrasonografi                                                                                                     • Renal RDUS                                                                                          Kalın İğne Biyopsisi (True-Cut biyopsisi)                  • Üriner Ultrasonografi                                                                                                          • Skrotal RDUS                                                                               • Tiroid Biyopsisi                  • Obstetrik Ultrasonografi                                                                                                    • Portal Ven RDUS                                                                                 İnce İğne Aspirasyon Biyospsi (İİAB)                  • Meme Ultrasonografi                                                                                                          • Pelvik RDUS                                                                                  • Karaciğer Biyopsisi                  • Tiroid Ultrasonografi                                                                                                           • Abdominal RDUS                                                                        • Kitle lezyonları Biyopsisi                  • Boyun Ultrasonografi                                                                                                          • Alt Ekstremite Arteriel RDUS                                                  • Prostat Biyopsisi                  • Skrotal (testis) Ultrasonografi                                                                                          • Alt Ekstremite Venöz RDUS                  • Kranial (transfontanel) Ultrasonografi                                                                           • Üst Ekstremite Arteriel RDUS                  • Yumuşak Doku Ultrasonografi                                                                                          • Üst Ekstremite Venöz RDUS                  • Yüzeyel Ultrasonografi                                                                                                                    RÖNTGEN Vücudun tüm bölgelerinin röntgen grafileri kurumumuzda yüksek kalitede çekimi yapılmaktadır.   MAMMOGRAFİ Meme hastalıklarının tanısı için mammografi tetkiki ile hastaların takibi yapılmaktadır. Şüpheli durumlarda ultrason eşliğinde biyopsi yapılıp tanı konulmaktadır.   KEMİK DANSİTOMETRİ (DEXA) Kemik erimelerinin (osteoporoz) erken teşhisi ve tedavisi için her yıl bu tetkikin yapılmasını önermekteyiz.   TÜM VÜCUT BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ (BT) Vücutun tüm bölgelerinin BT ile incelemesi yapılmaktadır.   AÇIK MRI (AÇIK EMAR) Özellikle kapalı alan korkusu olan hastalarda (klostrofobi) son derece konforlu olan açık EMAR cihazımız hastalarımızın hizmetindedir. 0.35 T Siemens marka MRI cihazı merkezimiz bünyesinde bulunmaktadır.    KAPALI MRI  (KAPALI EMAR) Anlaşmalı kurumumuzda 1.5 T MRI cihazı ile hastalarımıza hizmet vermekteyiz.   BÖBREK TAŞI KIRMA (ESWL) Böbrek taşı ve üreter taşının ağrısız- ameliyatsız  taş kırma cihazı ile tedavi etmekteyiz.

Cardiac Surgery in India

Üroloji

Üroloji, erkek ve kadının idrar yolu hastalıklarının (böbrek, üreter, mesane, prostat, üretra) ve erkeğin cinsel ve fertilite (çocuk sahibi olma) hastalıklarını (testis, penis; kısırlık veya cinsel sorunlar) idrar kaçırma hastalıkları ve tedavisini inceleyen ve  tedavi eden bilim dalıdır. Üroloji hastalıkları gruplarına ait tüm tetkik ve tedavi işlemlerini için deneyimli ve Uzman kadrosu ile hizmet vermektedir. Ürolojik hastalıkların tedavisi doktorun bilgi ve biriminin yanında girişimsel işlemlerde yeni ve inovatif teknoloji kullanımını gerektirir. Hastanemizde teknoloji ve tecrübe gerektiren minimal invaziv ürolojik cerrahiler endoskopik ve laparoskopik olarak gerçekleştirilmektedir. Prostat ve taş hastalıklarının endoskopik (vücudun doğal boşluklarını kullanarak yapılan işlemler) tedavisi holmium lazer ve plazmakinetik kullanılarak yapılmaktadır. Varikosel cerrahisi gene dünyadaki altın standart olan mikrocerrahi kullanılarak yapılmaktadır. Kanser ameliyatları hastalığa bağlı olarak laparoskopik ve endoskopik olarak gerçekleştirilmektedir. Erkek cinsel problemleri (sertleşme, erken boşalma)  için gereken bütün tanı (hormon tahlilleri, penil Doppler) ve tedavi (ilaç tedavisi, şok dalga tedavisi, enjeksiyon ve ameliyat ile penil protez) yöntemleri kullanılmaktadır. ÜROLOJİ KONULARI İdrar Kaçırma Tedavisi Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları Mesane (İdrar Kesesi) Hastalıkları Prostat Hastalıkları Penis ve Testislerin Hastalıkları Erkeklerde Zührevi Hastalıklar Çocuk Ürolojisi Jinekolojik Üroloji Endoskopik Üroloji İmpotans (İktidarsızlık) Erkeklerde İnfertilite (Kısırlık) Sistoskopi Üreteroskopi

Acil Destek

Bizi 7/24 arayabilirsiniz

0212 578 64 61

Bir sorun mu var?

Lütfen bize yazın!